Tüm sorularınız için: 0 850 441 66 66

RFID Kart Kopyalanabilir mi? Güvenlik Önlemleri Nelerdir?

Rfid kartlar apartman girişlerinden ofis erişimine, toplu taşımadan otopark sistemlerine kadar günlük hayatın birçok noktasında aktif olarak kullanılıyor. Bu yaygın kullanım kullanıcıların aklına doğal olarak şu soruyu getiriyor: RFID kart kopyalanabilir mi? İnternette bu konuda çok sayıda çelişkili bilgi yer alırken, bazı kaynaklar tüm kartların kolayca kopyalanabildiğini iddia ederken bazıları bunun imkânsız olduğunu savunuyor.

Gerçekte ise durum siyah-beyaz değil. RFID kartların kopyalanabilirliği kullanılan frekans türüne, kartın şifreleme seviyesine, altyapı sistemine ve hatta kullanılan okuyucu cihaza kadar birçok teknik detaya bağlıdır. Şifrelenmemiş eski nesil kartlar ciddi güvenlik açıkları barındırırken, modern ve kriptografik olarak korunan kartlarda kopyalama pratikte oldukça zordur.

RFID Kartlar Kopyalanabilir mi?

Rfid kartların kopyalanabilir olup olmadığı sorusunun tek bir cevabı yoktur. Çünkü bu durum kartın teknik altyapısına, kullandığı frekansa ve üzerinde bulunan güvenlik katmanlarına doğrudan bağlıdır. Yaygın kanının aksine, tüm RFID kartlar kolayca kopyalanamaz; ancak bazı kart türleri ciddi güvenlik zafiyetleri barındırır.

Özellikle şifreleme kullanılmayan Rfid kartlar, kart üzerindeki UID (Unique Identifier) bilgisini düz metin olarak ilettiği için kopyalamaya oldukça açıktır. Bu tür kartlarda, kart okuyucu ile kart arasındaki iletişim dinlenebilir ve elde edilen bilgiler başka bir boş karta yazılarak birebir kopya oluşturulabilir. Apartman giriş kartları ve eski nesil personel kartlarının büyük bir kısmı bu kategoriye girer.

Buna karşılık şifreli ve yüksek güvenlikli RFID kartlar kriptografik doğrulama mekanizmaları kullanır. Bu kartlarda yalnızca kart kimliği değil okuyucu ile kart arasında gerçekleşen karşılıklı kimlik doğrulama süreci de vardır. Bu nedenle kart içeriğinin okunması veya klonlanması teorik olarak mümkün olsa bile pratikte oldukça zor ve maliyetlidir.

Şifrelenmemiş (Unencrypted) Kartların Riskleri

Şifreleme içermeyen RFID kartlar, güvenlik açısından en zayıf halka olarak kabul edilir. Bu kartlar genellikle yalnızca sabit bir kart kimliği (UID) ile çalışır ve okuyucuya her okutulduğunda aynı bilgiyi iletir. Herhangi bir ek doğrulama veya kriptografik kontrol mekanizması bulunmadığı için, kart–okuyucu arasındaki iletişim kolaylıkla taklit edilebilir.

Bu tür kartlar çoğunlukla 125 kHz düşük frekanslı Rfid kartlar veya 13.56 MHz gibi eski teknolojilerle üretilmiştir. Ucuz olmaları ve kurulumu kolay sistemlerde tercih edilmeleri nedeniyle apartman, site, otopark ve küçük ölçekli işletmelerde yaygın olarak kullanılır. Ancak bu yaygınlık aynı zamanda ciddi bir güvenlik riskini de beraberinde getirir.

Şifreli ve Yüksek Güvenlikli Kartlar

Yüksek güvenlikli RFID kartlar, kopyalama riskini minimize etmek amacıyla gelişmiş şifreleme algoritmaları ve karşılıklı kimlik doğrulama yöntemleri kullanır. Bu kartlarda yalnızca kart kimliği değil, kartın içindeki güvenli bellek alanları da korunur. Bu kartlar:

  • AES veya 3DES şifreleme

  • Uygulama bazlı yetkilendirme

  • Her işlemde değişen kriptografik anahtarlar

gibi ileri seviye güvenlik özelliklerine sahiptir. Bu yapı sayesinde, karttan veri okunması veya verinin başka bir karta yazılması pratikte mümkün değildir.

Bu kartlarda olası bir saldırı senaryosu yalnızca kartı değil okuyucu cihazı, anahtar yönetimini ve sistem altyapısını hedef almak zorundadır. Bu da kopyalama işlemini hem teknik olarak zorlaştırır hem de maliyetli hale getirir. Bu yüzden yüksek güvenlikli kartlar genellikle bankacılık, kamu kurumları, büyük kurumsal tesisler ve kritik erişim noktalarında tercih edilir.

RFID Kart Kopyalama İşlemi Nasıl Yapılır?

RFID kart kopyalama işlemi, sanıldığı gibi tek bir yöntemle yapılan basit bir işlem değildir. Sürecin nasıl işlediği; kartın frekans türüne, şifreleme yapısına ve kullanılan donanıma göre değişir. Bu nedenle RFID kopyalama konusunu anlamak için öncelikle frekans farklarını ve kullanılan cihazların yeteneklerini doğru değerlendirmek gerekir.

Burada anlatılan süreçler bilgilendirme amaçlıdır ve kart güvenliğinin neden önemli olduğunu anlamaya yöneliktir.

125 kHz vs 13.56 MHz Frekans Farkının Önemi

RFID kartlar en yaygın olarak iki ana frekans bandında çalışır: 125 kHz (LF – Low Frequency) ve 13.56 MHz (HF – High Frequency). Kopyalanabilirlik açısından bu ayrım kritik öneme sahiptir.

125 kHz Rfid kartlar, genellikle en eski ve en basit altyapıya sahip kartlardır. Bu kartlar çoğunlukla yalnızca sabit bir kimlik numarası (UID) taşır ve şifreleme içermez. Okuyucu, karttan gelen bu kimliği doğrular ve erişim izni verir. İletilen veri değişmediği için bu frekanstaki kartlar kopyalamaya en açık RFID türleri arasında yer alır.

13.56 MHz RFID kartlar ise daha geniş bir teknoloji yelpazesine sahiptir. Bu frekansta hem düşük güvenlikli  hem de yüksek güvenlikli kartlar bulunur. Kopyalanabilirlik burada kartın yalnızca frekansına değil, kullandığı güvenlik protokolüne bağlıdır. Aynı frekansta çalışan iki karttan biri kolayca kopyalanabilirken diğeri pratikte kopyalanamaz olabilir.

Hangi Kartlar Kopyalanmaya Karşı Daha Savunmasızdır?

RFID kartların kopyalanabilirliği çoğu zaman kartın nerede kullanıldığından çok hangi teknolojiyle üretildiği ile ilgilidir. Ancak pratikte bazı kullanım alanlarında tercih edilen kart türleri, maliyet ve kolay kurulum gibi nedenlerle daha düşük güvenlik seviyelerine sahiptir. Bu da belirli kart gruplarını kopyalamaya karşı doğal olarak daha savunmasız hale getirir.

Özellikle apartman, site ve eski kurumsal erişim sistemlerinde kullanılan kartlar, güncel güvenlik standartlarının gerisinde kalmış olabilir.

otopark gecis

Apartman ve Site Giriş Kartları

Apartman ve site giriş sistemlerinde kullanılan Rfid kartların büyük bölümü düşük frekanslı (125 kHz) veya şifreleme içermeyen 13.56 MHz kartlardır. Bunun temel nedeni, bu sistemlerin kurulum maliyetinin düşük tutulmak istenmesi ve kullanım kolaylığının ön planda olmasıdır. Ancak bu tercih, güvenlik açısından ciddi açıklar oluşturabilir.

Bu tür kartlar genellikle yalnızca kartın benzersiz olduğu varsayılan UID bilgisine dayanarak çalışır. Okuyucu cihaz, karttan gelen bu kimliği kontrol eder ve eşleşme varsa kapıyı açar. Kart üzerinde ek bir doğrulama, dinamik veri veya şifreleme bulunmadığı için, kart bilgisi elde edildiğinde sistem bunu orijinal karttan ayırt edemez.

Apartman ve site kartlarının savunmasız olmasının başlıca nedenleri şunlardır:

  • Kartların çoğu şifreleme kullanmaz

  • Aynı altyapı uzun yıllar güncellenmeden kullanılır

  • Kart iptal ve takip mekanizmaları zayıftır

  • Kayıp kartlar genellikle hızlıca devre dışı bırakılmaz

Bu nedenle kaybolan veya kopyalanan bir apartman kartı, uzun süre fark edilmeden yetkisiz erişime neden olabilir.

Eski Nesil Personel Kimlik Kartları

Bir diğer riskli grup ise eski nesil personel kimlik kartlarıdır. Özellikle 2010’lu yılların başında yaygın olarak kullanılan birçok personel kartı, günümüzde güvenli kabul edilmeyen Rfid teknolojileriyle üretilmiştir. Bu kartlar genellikle sadece giriş–çıkış kontrolü veya yemekhane geçişi gibi temel işlevler için kullanılmıştır.

Bu sistemlerde de kart güvenliği çoğu zaman kartın benzersiz olduğu varsayımına dayanır. Ancak modern cihazlarla bu kartların UID bilgisi kolaylıkla okunabilir ve başka bir karta aktarılabilir. Sistem tarafında ek doğrulama yoksa, kopyalanan kart orijinal kartla aynı yetkilere sahipmiş gibi çalışır.

Eski personel kartlarının riskli olmasının nedenleri:

  • Güncel şifreleme standartlarını desteklememeleri

  • Altyapının modern kartlara uyumlu olmaması

  • Sistem yükseltme maliyetlerinin ertelenmesi

  • Güvenli kart–okuyucu doğrulamasının bulunmaması

Bu durum özellikle yüksek personel sirkülasyonu olan işletmelerde ciddi güvenlik zafiyetlerine yol açabilir. Kart iptali yapılsa bile, kopya kartın fark edilmesi zor olabilir.

Rfid Kart Kopyalamaya Karşı Nasıl Korunursunuz?

RFID kart kopyalama riskine karşı alınacak önlemler, yalnızca bireysel çözümlerle sınırlı değildir. Gerçek güvenlik kullanıcı alışkanlıkları, kart teknolojisi ve sistem altyapısının birlikte ele alınmasıyla sağlanır. Bazı önlemler günlük kullanımda ek koruma sağlarken, bazıları ise sorunun kaynağını doğrudan ortadan kaldırmayı hedefler.

Bu noktada hem kullanıcıların hem de sistem yöneticilerinin bilmesi gereken iki temel konu öne çıkar. Fiziksel engelleme çözümleri ve kart üzerindeki şifreleme teknolojileri.

Rfid Engelleyici (Blocker) Cüzdanlar İşe Yarıyor mu?

Rfid engelleyici cüzdanlar, kart ile dış ortam arasına elektromanyetik bir bariyer koyarak yetkisiz okuma girişimlerini engellemeyi amaçlar. Bu cüzdanlar genellikle özel metal alaşımlar veya iletken katmanlar içerir ve kartın radyo frekansı sinyallerini bloke eder.

Bu tür cüzdanlar özellikle temassız ödeme kartları ve 13.56 MHz NFC tabanlı kartlar için belirli bir koruma sağlar. Kart, cüzdanın içindeyken dışarıdan okutulamaz ve kart bilgisi iletimi gerçekleşmez. Bu sayede kartın fark edilmeden okunması gibi senaryolar büyük ölçüde engellenmiş olur.

Ancak burada önemli bir sınır vardır: Rfid engelleyici cüzdanlar kopyalama riskini ortadan kaldırmaz, yalnızca yetkisiz uzaktan okuma ihtimalini azaltır. Kart aktif olarak bir okuyucuya okutulduğunda veya sistem zaten zayıf bir altyapıya sahipse, cüzdan tek başına yeterli bir güvenlik çözümü değildir.

Kartlarda Şifreleme Teknolojisinin Önemi

RFID kart güvenliğinde en kritik unsur şifrelemedir. Şifreleme teknolojisi, kart ile okuyucu arasındaki iletişimi yalnızca yetkili tarafların anlayabileceği hale getirir. Bu sayede karttan iletilen veriler ele geçirilse bile, anlamlı bir şekilde kullanılamaz.

Şifreli Rfid kartlarda, kart yalnızca kimliğini iletmekle kalmaz; okuyucu ile karşılıklı olarak kimlik doğrulaması yapar. Bu süreçte kullanılan kriptografik anahtarlar her sistem için farklıdır ve kart içeriğinin başka bir karta kopyalanmasını pratikte imkânsız hale getirir.

Özellikle modern Rfid çözümlerinde:

  • Dinamik veri alışverişi yapılır

  • Sabit UID tek başına yeterli değildir

  • Kart içeriği doğrudan okunamaz

  • Yetkisiz cihazlar kartla iletişim kuramaz

Bu nedenle uzun vadeli ve gerçek bir güvenlik hedefleniyorsa, çözüm RFID engelleyici aksesuarlar değil; şifreli ve güncel kart teknolojilerine geçiştir. Kartın kendisi güvenliyse kopyalama girişimleri sistem seviyesinde başarısız olur.

Araç çubuğuna atla